ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ ADAYLARINA MEKTUP

Arkadaşım,

Okuduğun bölüm gurur duyulacak bir bölüm fakat eskiye göre bazı şeyleri daha fazla göz önünde bulundurmak gerekiyor. Okuldayken her şey çok güzel… Elektronik devreler, laboratuvarlar, lojik, biraz yazılım, es geçilen elektrik dersleri, vizeler, finaller, kulüpler, geziler…

2005 yılından bu yana kontenjanlar 60’lardan 250’lere kadar çıktı. 2016 itibariyle bölümünün bulunduğu üniversite sayısı hemen hemen 5 katı kadar arttı. Puanlar düştü, sıralamalar yükseldi. Herhangi bir sıralama sınırı olmadığı için özel üniversitelere burslu girmek de zor değil artık.

Şimdi 2015 yılında sınava girmiş bir adayı düşün. ÖSYM’nin üniversite sınavında genel matematiği zar zor yarılayan mühendislik bölümlerine girebildiği için adayımız elektrik elektronik mühendisliği bölümüne giriyor. Bu adayımız bölümüne girdikten sonra yüksek matematik dersleri görüyor. Adayımız zorlansa da çok istekli olduğundan ve fazla gayret gösterdiğinden dolayı dersleri veriyor. Velhasıl okul bir şekilde bitiyor. Peki, mezuniyet sonrası? Binlerce mezun, binlerce mühendis… Teknisyenlerin yerine bile artık mühendisler tercih edilecek belki de… Çok geç kalmadan bunun farkına varmalısın.

Korkum o ki “beni ne mühendisler istedi ne doktorlar istedi…” sözü değişecek.

mühendise mektup

Peki, dünyada teknoloji bu kadar hızla gelişirken sen ne yapacaksın. Bölümü tercih etmekten vaz mı geçeceksin? Veya okulu bırakıp sınava tekrar mı hazırlanacaksın? Ne yapacaksın?

Yarış ÖSS’den fakülteye taşınmış oldu. Şimdi fark atmanın tam zamanı… Öğrencilik döneminde dersler dışında ne kazandıysan, odur seni kurtaracak olan.  Sosyalleşmek adına IEEE, mekatronik gibi bir çok mühendislik öğrenci kulüplerinde mesleki organizasyonlar düzenleyip, farklı kulüplerde farklı alanlarda organizasyonlara katılabilirsin. “Erasmus”, “Work and Travel” gibi yurt dışı programlarına katılabilirsin. IOS ve Android programlama, teknik bir youtube kanalı veya teknoloji bloğu gibi teknik açıdan zevkli işler yapabilirsin. Ama en önemlisi alanını öğrenciyken seçmelisin. İş dünyasında elektrik elektronik mühendisliği bölümü ilk olarak devlet kadroları, özel sektör, akademisyenlik gibi ana kollara ayrılıyor. Daha sonra da elektrik, elektronik, haberleşme, yazılım, endüstriyel otomasyon, bilişim, network, sistem… gibi daha bir çok alana ayrılıyor. Okul hayatın boyunca bu alanlardan hemen hepsinden fikir sahibi olacaksın fakat birinden çok iyi anlıyor olmalısın. Peki mezun olduğunda anladığını nasıl ispatlayacaksın firmalara? Bu ispatlama işinin adı da “sertifika”dır. Örneğin bilişim sektörü için; işletim sistemleri alanında linux veya microsoft gibi; ağ sistemleri alanında da CCNA, CCNP, CCIE gibi cisco firmasının sertifikaları vardır. En azından ilk adımda linux, microsoft ve CCNA sertifikalarını hedefleyebilir ve sertifika kurslarına gidebilir veya ücretsiz sertifika programları bulabilirsin. Sanırım İngilizcenin öneminden bahsetmeye gerek yok. En azından mezun olmadan YDS sınavından 70 üstü bir puan almaya gayret etmelisin. Bu şekilde iş dünyasına ingilizce metinleri okuduğunda anlayabildiğini ispatlamış olacaksın. Herşey senin elinde…

Üniversite sınavı, vizeler, finaller, diploma, yds, ales, kpss, sertifikalar… Hayatımızın bir gerçeği…

Biz mezunların senden beklentisi, mesleğimizi el üstünde tutmaya devam etmendir. Mezun olduğunda elinde diploma yanında bir şeyler ile iş dünyasına gelmendir.  İster devlet kadroları olsun ister özel sektör olsun vatanımız adına milli duygular ile teknoloji mücadelesi vermendir.

Başarılar diliyorum meslektaşım…

Nizam BABAYİĞİT

Elektrik-Elektronik Mühendisi

09.05.2016

ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ ADAYLARINA MEKTUP” üzerine 4 yorum

  1. Mühendis olmayıp sağlıkçı olduğum halde ben bile duygulandım hırslandım birşeyler oldum helal olsun pek güzel yazmışsın 😉

  2. Doğru söze ne denir… Okul bir şekilde kazanılıyo ve bir şekilde diploma alınıyo ama bireysel mücadele olmazsa okul hayatı boyunca kişisel gelişime önem verilmezse diploma sadece bir kağıt parçasıdır.

  3. düşük bir puanlı bir üniversiteden bu sene mezun olucam,kaldı ki girdiğimde 85 bin civarıyken benden sonra girenler 125 binden bile geride hemde birinci öğretim puanı bu ikinci öğretimi sen düşün. Fakat çok sayıda kardeşimiz bu meslek için elinden geleni yapmakta okulda verilen dersleriyle hakkıyla geçmekteyiz ama ne olursa olsun bu okul önümüze çıkıyor. Okul puanı düşük gerçeğinden dolayı hiç bir zaman diğer okullarla bir tutulmuyoruz.Stajlar başvurularımız dikkate alınmıyor rica minnet kimsenin başvurmadığı alanlarda staj yaptık. Mezun olanlarımız ise 1200-1700 lira maaşla işe başladı.Devlet işi zaten hayal iyi puanla girenler zaten Türkçe ve Matematik yaparak benden daha fazla puan çıkarıyorlar çalışmadan 91 alan Yıldız Teknikli arkadaşım vardı. Durumum ne olursa olsun sevdam vardı. Fakat insanı hayattan bezdiriyorlar.

  4. Ağzına sağlık ben de çok söylüyorum yönetime; hocam neden böyle oluyoruz diye.ben söyledikce bunu YÖK belirliyor falan deyip salladılar beni.ama şunu söylüyorum ne kadar yök belirlerse belirlesin bir yerden ses çıkmazssa vay halimize.zaten her geçen gün daha kötüye gidiyoruz….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir